..."T"
Harfiyle
Başlayan
Atasözleri...
(Açıklama)

Tan yeri ağarınca hırsızın gözü kararır.
Doğru olmayan yollara başvurarak çıkar sağlayan, gizli kapaklı işler çeviren
kişi, bu kirli ve karanlık işleri çevirmesine imkân sağlayan şartlar ortadan
kalkınca şaşırır; ne yapacağını bilemez olur, iş yapamaz hâle gelir.
Tarlanın iyisi suya yakın, daha iyisi eve yakın.
Ekilen tarla yeterince sulanırsa daha fazla ürün verir. Eğer tarla suya yakınsa
hem kolay, hem de çok sulanma imkânı doğar. Bu durum da tarlayı değerli kılar.
Bu tarla bir de eve yakınsa daha da kıymetli olur. Çünkü bir yandan tarlaya olan
ulaşım, bir yandan tarlanın bakımı, bir yandan da tarlanın korunması kolaylaşmış
olur.
Tarlada izi olmayanın, harmanda yüzü olmaz.
Emeksiz, çabasız verim düşünülemez. Tarlasını gerektiği gibi sürmeyen, işleyip
çapalamayan, gübresini zamanında vermeyen, sulayıp yabancı otlardan temizlemeyen
kişinin tarladan ürün beklemeye hakkı yoktur.
Tarlaya saban, sürüye çoban.
Bir tarla iyi sürülür ve işlenirse istenen ürünü verir. Sabanın girmediği tarla
kısa bir süre sonra yozlaşıp çoraklaşır, ekilemez olur. Bunun gibi bir sürüden
de verim bekleniyorsa, onu iyi bir çobana teslim etmelidir. Çünkü iyi bir çoban,
sürünün nerede besleneceğini, bakımının nasıl yapılacağını bilir.
Taşa çıkan keçinin, ağaca çıkan oğlağı olur.
Bk. "Ağaca çıkan keçinin, dala bakan..."
Taş düştüğü yerde ağırdır (Taş yerinde ağırdır).
Herkes, her şey kendi çevresinde önem taşır. Çünkü kişi bulunduğu yerde
tanınmış, kendisine bir çevre edinmiş, hatırı sayılır bir yere gelmiştir.
Yabancısı olduğu bir yerde yeterince tanınmadığı gibi kıymeti de bilinmez.
Taşıma (dökme) su ile değirmen dönmez.
Bir işin yapılmasında güç, emek ve sermaye çok önemlidir. İşi yapacak olan
bunlardan yoksunsa, başkalarının küçük katkılarıyla, derme çatma yardımlarıyla
sürekli ve büyük bir işi yürütemez.
Tatlı
dil yılanı deliğinden çıkarır.
Sert ve kırıcı olmayan, yumuşak, hoşa giden, gönül alıcı, okşayıcı, etkileyici,
inandırıcı ve yerinde söylenmiş
söz insanın hoşuna gider; bu
söz en azgın
kişinin bile inadını kırar, onu yumuşatır ve yola getirir.
Tatlı ye, tatlı söyle (konuş).
Kırıcı, üzücü, incitici konuşmalardan sakın; güzel, hoşa giden bir
dil kullan;
yerinde ve inandırıcı konuş ki karşındaki memnun olsun; sen de sevil ve sayıl.
Tavşan dağa küsmüş, dağın haberi olmamış.
İstediği etkiyi yapmaktan çok uzak kalan kişi küser, darılır; ne var ki;
karşısındaki kişi, onun bu durumunu bilip anlamaz.
Tayfanın akıllısı, geminin dümeninden uzak durur.
Kendini bilen, sorumluluk sahibi, akıllı kişi altından kalkamayacağı,
beceremeyeceği işlerin idaresinden uzak durmaya çalışır. O bilir ki, bunun
aksine bir hareket hem kendini, hem de başkalarını zarara uğratır.
Tebdil-i mekânda ferahlık vardır.
Bulunduğu yeri veya çevreyi kimi zaman değiştirmek, daha değişik yerleri görüp
gezmek insanın sıkıntısını giderir; ona rahatlık, ferahlık verir.
Tek kanatla kuş uçmaz.
Kimi işler vardır ki, yardımcısız, araç-gereçsiz yapılamaz. İşin iyi ve olumlu
sonuç vermesi için bunlar mutlaka gereklidir.
Tekkeyi bekleyen çorbayı içer.
Bir işin başarılmasında türlü sıkıntılara katlanıp sabretme, azim ve gayret
gösterme, uzun süre çalışıp emek verme son derece önemlidir. Bütün bunları
yerine getiren kişi, eninde sonunda bu davranışının yararını görür; bir mükâfata
mutlaka kavuşur.
Tembele iş buyur, sana akıl öğretsin.
İş görmeyi, çalışmayı sevmeyen; çaba göstermekten, sıkıntıdan kaçan kimse,
kendisinden bir konuda yardım istendiğinde, yardım edeceği yerde çözüm yolları
gösterir ve işten kaçmaya çalışır.
Terazi var, tartı var; her şeyin bir vakti var.
Hemen her şeyin, her işin bir ölçüsü ve zamanı vardır. Eğer bunlara dikkat
edilmezse işler yolunda gitmez, karışıklık baş gösterir, hayat alt-üst olur,
düzen gerektiği gibi kurulamaz.
Tereciye tere satılmaz.
Birine çok iyi bildiği bir şey öğretilemez, bir konuda bilgi verilemez. Böyle
bir şeye kalkışan ya da çalışan kendisini gülünç duruma sokar.
Terzi kendi söküğünü dikemez.
İnsanlar başkalarına yaptıkları hizmetleri kendilerine gelince çoğu kez
savsaklarlar, ya da yapmaya zaman ve fırsat bulamazlar.
Testiyi kıran da bir, suyu getiren de.
İyilik ödülsüz, kötülük de cezasız kalır; yahut her ikisi eşit tutulur da
aralarında bir fark gözetilmezse adaletsiz davranılmış olur. Bu durum da düzeni
bozar, yönetimin iflâsına neden olur.
Teşbihte (temsilde) hata olmaz.
Kimi zaman yapılan benzetmeler çirkin ve kaba da olsalar
söze güç katmak için
yapılırlar. Dolayısıyla bunların
söz arasında kullanılmasından kimse
alınmamalıdır.
Lütfen Aşağıdan Seçim Yapınız...
©
Bilgicik.Com
-
Atasözleri
| İletişim:
bilgi@bilgicik.com