..."H"
Harfiyle
Başlayan
Atasözleri...
(Açıklama)

Hacı hacı olmaz gitmekle Mekke`ye, dede dede olmaz gitmekle tekkeye.
Bir işte asıl olan iyi niyet, samimiyet ve içtenliktir. Bunlar olmadan bir işi
görünüşte ve şeklen yapmakla o iş gerçekten yapılmış olmaz. Böyle yapılırsa
gerçekten iyi sonuç alınıp amaca ulaşılamaz.
Haddini bilmeyene bildirirler.
Hemen herkesin toplumda belli bir konumu, sınırı ve yetkisi vardır. Bulunduğu
durumu
söz ve davranışlarıyla aşanlar sert bir karşılık görürler,
cezalandırılırlar, yola getirilirler.
Hak deyince akan sular durur.
Bir meselenin çözümünde, bir anlaşmazlıkta adaletli ve tarafsızca davranılır,
doğru yol tutulur, hakkaniyet gözetilirse hiç kimse bir şey söyleyemez, herkes
verilen kararı kabul eder.
Hak gelince, batıl gider.
Kur`anıkerim`deki "Hak geldi, bâtıl zâil oldu" âyetinden yola çıkılarak
oluşturulan bu atasözünde, "Hak", Yüce
Allah`ın emri, hükmü anlamındadır;
"bâtıl" ise doğru ve gerçeğin karşıtıdır. Dolayısıyla bir anlaşmazlık sırasında
doğrudan ve gerçekten yana olunur, insaflı ve adaletli hüküm verilirse, doğru ve
gerçeğin karşısında olan zalimler çekip gitmek zorunda kalırlar.
Hak yerde kalmaz.
Gerçek, doğru, adalet, insaf ve haklı kazanç hiçbir şekilde yok edilemez.
Kişinin hakkı olan şey ya bu dünyada, ya da öbür dünyada kendisine verilir.
Hakkı hor görenler, çiğnemeye kalkışanlar, inkâr edenler büyük bir aldanış
içindedirler.
Hak yerini bulur.
Haksızlık er veya geç ortaya çıkar, bunun da hesabı kuşkusuz sorulur. Suçlunun
cezalandırılması, hakkıyla hakkının verilmesi bu dünyada veya öbür dünyada
mutlaka gerçekleşir.
Hamala semeri yük değildir (olmaz).
İnsana kendi işi ağır gelmez. Çünkü üstlendiği iş ve sorumluluk yaşadığı hayatın
tabiî bir sonucudur.
Hamama giren terler.
Bir işe girişen kimse, o işin güçlüklerini, sıkıntılarını ve masraflarını göze
almalıdır. Çünkü bu işin durumunu, sorumluluğunu kendi isteğiyle kabul etmiştir.
Haramın temeli olmaz (Haramdan şifa olmaz).
Yüce Yaratıcı`nın yasak ettiği yollardan, emeksiz ve haksız olarak bir şeye el
atıp sahip olmak haramdır. Bu çeşit kazanç insana ne tat verir, ne de yarar
getirir. Kişi o şeyden gereği gibi faydalanamaz, geldiği gibi çabuk gider,
hayrını
göremez.
Harman dövmek keçinin işi değil.
Hemen her işin bir yapılma biçimi ve ustası vardır. Ağır, önemi büyük işleri
öyle herkes yapamaz. Hele bu işler acemi kimselere hiç bırakılamaz. Bu tür
işlerden iyi sonuç almak isteyenler, işlerini mutlaka ehline vermelidirler.
Hastalık sağlık bizim (insan) için.
Sağlıklı bir insan organizmasında birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla
fizyolojik görevlerin aksaması, dolayısıyla sağlığın bozulması son derece
tabiîdir. Bu sebeple, hasta olmamak için önceden tedbir almalı, her halükârda
hastalığa yakalanırsa da bunu büyütmemeli insan.
Hatasız kul olmaz.
Hiçbir insan tam değildir. Her insan bilerek ya da bilmeyerek yanılıp yanlışlığa
düşebilir, suç işleyebilir, günaha girebilir. Kusurları bakımından insanlara
fazla yüklenmek doğru değildir. Önemli olan insanların hatalarını yüzüne vurmak
değil, hatalarını azaltmada onlara yardımcı olmaktır.
Hay`dan gelen, Hu`ya gider (Selden gelen, suya gider).
sözün gerçek anlamında "Hay" ve "Hû"
Allah demektir. Yani
Allah`tan gelen, yine
Allah`a gider anlamındadır bu
söz. Ancak halk arasında mecazî bir anlam
kazanmıştır. Kolay ve emeksiz kazanılan şeyler elden kolay çıkar. Elde kalıcı
olanlar, emek sarf edip alın teri dökerek kazanılan şeylerdir.
Hayır
dile komşuna, hayır gele başına.
Kim başkaları için iyi niyet besler, iyilik
diler, hayır isterse, başkaları da
onun için aynı şeyleri düşünür. Kural o ki, iyilik ve kötülük karşılıklıdır.
İyilik isteyen iyilik bulur, kötülük isteyen de kötülük.
Hayvanlar koklaşa koklaşa, insanlar söyleşe söyleşe ( konuşa konuşa) anlaşır.
İnsanlar konuşarak birbirlerini daha iyi anlarlar. Çünkü konuşma, anlaşma
yollarının başında gelir. İnsanlar duygu ve düşüncelerini konuşarak karşı tarafa
aktarırlar, tartışırlar ve birbirlerini tanımaya çalışırlar. şiir edebiyat
Öğretmenler Günlük ve Yıllık Planlar Öğretmenler Forumu Edebiyat Forumu Sohbet
Gazeteler video dershane öss soruları kpss soruları oks soruları rüya videolar
edebiyat rüya tabirleri Belirli Gün ve Haftalar Şarkı
sözleri Eğitim Haberleri
şarkı
sözleri
Hayvan yularından, insan ikrarından tutulur.
Yular, bir hayvanın idare edilmesinde oldukça önemlidir. Bir yere döndürülmesi,
çekilip götürülmesi, bir yere bağlanıp tutulması yular vasıtasıyla olur. Bir
insanı ise
sözü (ikrarı) bağlar. Verdiği
sözden dönen kimse, itibarını da
yitirmiş sayılır. İhbarını düşünen kimse
sözünden caymaz. Eğer cayarsa, bu
kendisine hatırlatılır;
sözünün istikametine yönelmesi istenir.
Hayvanı yardan düşüren bir tutam ottur.
Bk. "Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur."
Hekimden sorma, çekenden sor.
Bir hastanın ne çektiğini, hekim değil hasta bilir. Çünkü ateş düştüğü yeri
yakar. Bunun gibi bir derde düşenin, bir felâkete uğrayanın, sıkıntılar içinde
kıvrananın çektiği çileyi, ancak kendisi bilir, çare sunan, çözüm yolu
gösterenler değil.
Hekimsiz, hâkimsiz yerde oturma.
Sağlığımızı yitirdiğimiz, hastalandığımız zaman kapısını çalacağımız tek kişi
hekimdir. Haksızlığa uğradığımız, can ve mal emniyetini kaybettiğimiz yerde
başvuracağımız kişi de hâkimdir. Bu önemli iki kişinin bulanmadığı yerde oturmak
son derece sakıncalıdır.
Her ağacın meyvesi olmaz.
Etrafımızda yaşayan insanların dış görünüşlerine bakarak onlardan bir verim
beklenmemelidir. Dıştan bize verimli gibi görünen nice insanın yararsız olduğu,
onlardan bir fayda gelmediği çok görülmüştür.
Her ağaçtan kaşık olmaz.
Kimi nesne, iş ya da durumun kendine has bir özelliği vardır. Bu bakımdan
özelliği bulunan bir şey için herhangi bir malzeme, madde veya kimse
kullanılamaz. Görünüşe aldanmamalı, uygun olan seçilmelidir.
Her çok azdan olur.
Çoğun temelinde az yatar. Önce az olanlar, birike birike çoğu meydana
getirmiştir. Bu bakımdan azlar önemsiz görülüp atılmamalı, aksine sabırla bir
arada tutulup biriktirilmelidir.
Her damardan kan alınmaz.
İnsanların yapıları birbirine uymaz. Kimi iyi, kimi kötü huyludur. Kimi
yardımsever, kimi bencildir. Bu sebeple herkesten yardım istenmez, istense de
yardım gelmez. Şu hâlde insan kimden yardım isteyeceğini belirlerken dikkatli
olmalı, her önüne gelenden yardım istememelidir.
Her deliğe elini sokma, ya yılan çıkar ya çıyan.
Hiç kimse içyüzünü iyi bilmediği, yeterince incelemediği, hakkında bilgi sahibi
olmadığı, denemediği bir işi yapmaya kalkışmamalıdır. Yoksa kendini tehlikeye,
altından kalkamayacağı zararlı sonuçlara atmış olabilir.
Her Firavun`un bir Musa`sı olur.
Her zalimden toplumu kurtaracak, zalime yaptıklarının hesabını soracak bir
kurtarıcı mutlaka çıkacaktır.
Her horoz kendi çöplüğünde öter.
Herkes ancak kendi çevresinde bir değer taşır, kuvvet bulur ve
sözünü
geçirebilir. Çünkü asıl yeri orasıdır, bağlıları çevresindedir, orada güvence
altındadır, orada rahat etmektedir.
Her inişin bir yokuşu vardır.
Hayatın akışında hiçbir durum olduğu gibi kalmaz. Olumlu, olumsuzu, iyi, kötüyü,
yükselme, alçalmayı; başarı, başarısızlığı kovalar. Bunun tersi de
kaçınılmazdır. Bu bakımdan işleri bozulan, başarısızlığa uğrayan kimse
üzülmemeli; kötü durumunun devamlı olmadığını bilmeli, umut var olmalıdır.¡
Her işin başı sağlık.
İnsanın yapacağı her şey vücut sağlığına bağlıdır. Sağlıklı olmayan kimse hiçbir
iş yapamaz. Bir iş yapamayan, başarılı olamayan kimse de yaşadığı hayattan bir
tat almaz; mutlu olamaz.
Her kaşığın kısmeti bir olmaz.
Her insanın talihi, kaderi bir değildir. Bu bakımdan kazançlarının farklı olması
da doğaldır. Bir işte kişiler aynı çabayı gösterseler, aynı emeği verseler de
biri diğerinden daha az kazanır. Çünkü kısmeti o kadardır.
Lütfen Aşağıdan Seçim Yapınız...
©
Bilgicik.Com
-
Atasözleri
| İletişim:
bilgi@bilgicik.com